üye girişi
 
şifremi unuttum
kaydol
sözlükte ara
forumda ara

devrimci sözlük araç çubuğunu yükleyin sitemize daha kolay erişin.

 
Gündem
 

sözlük son eklenenler
· Ozan Deniz Sarıtop - (...) (1)
· Ozan Deniz Sarıtop (1)
· sivilsözlük (1)
· mehmet topuz transferinde ülkücü pazarlı (2)
· (1)
· azad ziya eren (2)
· sisifos söyleni (1)
· Camillo Torres (2)
· Ahmed Arif (3)
· "Kürt Sorunu" (3)

forum son eklenenler
· Müttefikimiz çocuk öldürüyor
· Geç kaldınız gözüm!
· türksağı'ndan ilginç kampanya
· "kandan bayrak"a kadın tepkisi
· 14 yıldır faşizmde değişen bir şey yok
· 19 ocak'ta ne olmuştu?
· 38'den 2007'ye: inkar ve imhaya devam ed
· boğaziçi öğrencileri barış ve kardeşlik
· Aydın Türk kadını Sivilay Abla
· Kendinize göre ‘dizayn’ etti

giriş bekleyen konular
· lula da silva
· ricardo lagos
· michelle bachelet
· salvador allende
· plaza de mayo
· eva peron
· sandinistler
· sandinista
· fulgencio batista
· la historia me absolvera

<tüm giriş bekleyenler>

tavsiye ettiklerimiz

















Devlist || Devlistciler

Devsöz - devrimci sözlük: kitaplık
   
 

kitaplık
bu konu toplam 663 kez okundu

 

#1
mülksüzler, ursula k. le guin, bilimkurgu.

abartısız, insanı duygu kabarmalarına vermeden, eşitlik, özgürlük, insan, cinsiyet meseleleri, sosyalizm konularını belki illa şudur diyerek değil ama, hiçbir yerde okuyamayacağınız netlikle, canlılıkta, gerçeklikte, yaşamsal bağlar içinde, insana özgü her şeyle anlatan kitap. okurken kitapta en çok çocuk yetiştirme, ebeveynlik üzerine tezler ilgimi çekti. diğer le guin kitaplarını okumaya başladıktan sonra ise özellikle mülksüzlerde hakim bir duyguyu anımsadım: dinginlik. ermişlik. sükunet. bu kavramlar ne kadar buraya çıkar ama; mülksüzlerde bariz bir şekilde "adalet" meselesi yoktu. buradan doğru isyan da yoktu, isyankarlık da. diğerleri de benzer. yani hani deriz ya, çok lafı edilen şey eksiktir, diye... belki de o anlamda yoktu, belki de kendini hissettirmemesi ile derinde vardı. le guin'de, anlattığı şeylerle tüm bağına rağmen haksızlığa karşı canhıraş bir çaba duygusu yoktur. bu anlamda le guinin kurguladığı ütopya ülkeleri, dünyaları sonuna kadar batılıdır. ya da doğulu değildir aslen. herhalde le guin doğulu olsa, adalet, haksızlık ve buna karşı mücadele duygusu daha ağır basardı romanlarında. yine de doğulu kimi yazarlarda da (tasavvuftan gelme bir gelenek mi, yoksa tasavvufa giden bir gelenek mi bilmiyorum) benzer bir dinginlik, ermişlik duyumsamadım değil...

hammurabla,  27.10.2007 oyla  
%0   %0   %0
yazdır worde aktar aynen katılıyorum biraz eksik sanki tamamen yanlış
 

#2
azap ortakları (3 cilt), erol toy, yaz yayınları

okuyabileceğiniz en güzel romanlardan biri. tarihi roman türünün tüm avantajlarını kullanmış. iyi kullanmış. ve döneminin (14. yy) isyancılarını, devrimcilerini anlatıyor. bedreddinileri anlatıyor. barbar akıncılar var bir yanda. daha yeni yerleşik hayata geçen toplumlar var bir yanda. aralarındaki fark üzerinden, sınıf nedir, nasıl oluşur, eşitlik nedir, komün nedir, mertlik nedir okuyorsunuz. bunlar akıncılar. diğer tarafta yerleşikler hep bir hesapçılık içinde. ama ilk medeniyet kurumsallaşmaları yine öyle değil. ilk medrese örneğin, bilime müthiş bir saygının eseri. bilim geleceğin temeli olarak görülüyor ve inanılmaz bir özgürlük tanınıyor. bahşedilmiyor, tanınıyor. ama işte hesap kitap = medeniyet. yazı = medeniyet.
 
"efendi burası medresedir, karşınızdakiler birer bilgin adayı ve ilk öğrendikleri gerçek bilgin'in öğrendiğini kamuya sunması, kendine bundan pay çıkarmamasıdır." 1. cilt, s. 51

aykutkocaman,  27.10.2007 oyla  
%0   %0   %0
yazdır worde aktar aynen katılıyorum biraz eksik sanki tamamen yanlış
 

#3
güven (2 cilt), vedat türkali (1999).
güven, türkiye solunun ilk dönemini, son derece iyi işlenmiş iç monologların gücüyle tkp üzerinden aktarmaktadır. (diğer romanları gibi) feministlerinkiler başta olmak üzere pek çok eleştiriyle karşılaşmıştır. aslında bu kadar eleştirilmesi romanın gücünün de bir göstergesidir ama diğerleri bir yana feministlerin eleştirileri yerindedir. güvenle ilgili temel eleştiri, solun bu ilk dönemini ve tkp gibi böylesine önemli bir mirası turgut gibi bir karakter üzerinden vermesinin yeni kuşaklar için sola antipatiden başka bir şey getirmeyeceğidir (bkz. rasih nuri ileri: "o dönemdeki gençlerde aşırı bir seks tutkusu olduğu izlenimi yaratılıyor"). yeni kuşak güven gibi bir "tuğla" romanı okuyup da içinden sadece turgutun uçkurunu çıkarabiliyorsa, zaten sola bir hayrı dokunmaz. oysa romanda halil de vardır, rahmi usta da vardır. ama feministler vedat türkaliye kızmakta haklıdırlar. ne de olsa romanın sonunda turgutçuk ne yardan (uçkur peşinde koşmaktan) ne serden (devrimcilik yapmaktan) vazgeçmemiş şekilde hayatına devam ederken, necla yerden yere vurulmuştur. güven sınıfsal zeminde tarafını tutmuştur ama kişiler zemininde turguta ikinci bir şans daha verirken neclayı mahkum etmiştir. türkali eskaza bir feministle beraber katıldığı panelde kendisine yapılan bu yönlü eleştirilere feministleri aşağılayıcı cevaplar vererek bu konuda bir kastı olduğu izlenimini uyandırmıştır. başka bir panelde birebir neclayı neden böyle harcadığının sorulmasına verdiği bir cevaptan çıkarabildiğim kadarıyla vedat türkali tüm kadınların seher gibi olmasını istemektedir, yoksa sonları neclaya benzer. feministler daha iyi ifade edebilir ama sanırım "erkek bakışıyla kadının şekillendirilmesi" sorunudur yaşanan.
romanı gerçekten çok sevdim ve herkese öneririm ama feminist olmamama, bu konuda yetersiz bir formasyona sahip olmama rağmen turgut-necla meselesi adeta yordu.

hammurabla,  28.10.2007 oyla  
%0   %0   %0
yazdır worde aktar aynen katılıyorum biraz eksik sanki tamamen yanlış
 

#4

nar taneleri, gayriresmi portreler, sezai sarıoğlu, iletişim yayınları

78 devrimci kuşağının öyküsünü anlatan kitap. adından anlaşılacağı üzere, bireysel portreler üzerinden bir dönemi, insanları, olayları, görünmeyenleri, arkada kalanları anlatır. solun vicdan muhasebesidir. mutlaka okuyun.
 
Nar Taneleri, Şükrü Hatun
"Sezai Sarioglu’nun büyük bir emekle hazirladigi kitapta, ülkenin cografyasina dagilmis 14 güzel insanin yasami anlatilir ama, geri planda bütün acilariyla 12 Eylül öncesi ve sonrasinin insani bilançosu vardir. Bu kitapta insan ya bir arkadasi ya da uzaktan taniyip sevdigi birisiyle karsilasabilir ve onlarla birlikte bütün yasamini yeniden gözden geçirme ihtiyaci duyar. “Daha ne olsun, yarayi derin almistik” diyen Oguz Artan, “kirmizi saçli, kirmizi parkali, kirmizi ayakkabili, kirmizi düslü kiz” olarak tarif edilen Hacer Yildirim, “Ince Memed’i okuyunca her seye hazirdim diyen” Selçuk Haznedar, Fatsa’yi bütün güzellikleri ile anlatan Leyla Gedik, “Her kente bir Saliha sart “ dedirten Saliha Yayla, 62 yasinda Felsefenin Baslangiç Ilkelerine baslamaya hazir Ahmet Fevzi Erdal, yasamini “Kas ile göz(Meis) arasinda yasiyoruz iste “ diye tarif eden Zeki Kirdemir, “Rodop gaydasi dinlerken kendim oluyorum” diyen Hasine Sen, “Arayan beni sularda arasin beni..” diyerek intihari seçen Ali Küçük, Sosyalizme inancini sürdüren Meryem Günes, Gavur Ali lakapli Ali Gürsoy, “Bir köseye bir parti açalim diyen” Yusuf Ziya Örün ve “Tanya’yi büyütünce geri dönecegini” söyleyen Hatice Onat bu kitabin kahramanlaridir."

hammurabla,  02.11.2007 oyla  
%100   %0   %0
yazdır worde aktar aynen katılıyorum biraz eksik sanki tamamen yanlış
 

#5

sefiller

sonunda en duygusuzları bile ağlatabilir.beni ağlatan tek kitap zira!!!!

yeka,  24.01.2008 oyla  
%100   %0   %0
yazdır worde aktar aynen katılıyorum biraz eksik sanki tamamen yanlış
 

#6
vedat türkali, kayıp romanlar ihsan oktay anar, suskunlar oğuz atay, tutunamayanlar, korkuyu beklerken, oyunlarla yaşayanlar murathan mungan, lal masallar necdet karasevda, derwiş u adule mehmed uzun, aşk gibi aydınlık ölüm gibi karanlık, yitik bir aşkın gölgesinde aldous huxley, algı kapıları edgar allan poe, bütün öyküleri gibi gibi...

x-large,  09.03.2009 oyla  
%0   %0   %0
yazdır worde aktar aynen katılıyorum biraz eksik sanki tamamen yanlış

 1  


bu site en iyi  opera web browser ile 1024*768 çözünürlükte görüntülenmektedir